

Gilardino Palermo maçında golü eliyle attı, hakem görmedi fakat etik kurulu gördü. İnter maçında yok.
Hint Okyanusu’nun ortası. Hindistan ve Sri Lanka’ya 700 km uzaklıkta bir adalar topluluğu. 100 yıl içinde yok olması bekleniyor bu adaların, ah küresel ısınma. Maldivler vatandaşları Avustralya’ya sığınacak yapılan anlaşmaya göre.


Sonunda oynadık. Paslar daha akıcı olmuş fakat eski versiyonlardaki gerçekçilik duygusu oyunun genelinde kaybolmuş gibi geldi bana. Yine oyuna girmeden önce settingse girip joypad ayarını yapmak gerekiyor oyunu kurduktan sonra, benim gibi bir heves oyuna girmeyin.
Ricardinho Beşiktaş’ta!

Oyunun menülerine retro bir hava verilmiş, hoş olmuş. Fakat bu EA taktiğidir, oyunda olmayan kaliteyi makyajda verirler. Konami de zaten PES 2008′de olduğu yerden geriye gitmişti. Oyunda “Becoma a Legend” adında bir mod var. Genç yetenek oluyorsunuz burada ve kariyer basamaklarını birer birer çıkıyorsunuz. Sizi izlemeye gelenleri etkileyip transfer yapmaya çalışıyosunuz. İdmanlarda iyi performans verirseniz o hafta maçta oynuyorsunuz. Maçlar ve idmanlarda sadece kendinizi kontrol ediyorsunuz, o yüzden her top altın değerinde:) Ayrıca yarattığınız oyuncunun kariyerini internette paylaşabiliyorsunuz fakat bunun için port açmayı bilmeniz ya da öğrenmeniz gerek. Oyuncu yaratmak demişken belirteyim isterseniz kendi fotoğrafınızı işliyor oyun, tek yapmanız gereken resmi seçip ayarları yapmak. Bu moda ya biraz alışmak gerekiyor ya da bir dönem sonra sıkmaya başlıyor. Şampiyonlar ligi modu var. Bu moda ara yüz değişiyor, bir şampiyonlar ligi maçı havasını veriyor size oyun. Takım ve oyuncu isimleri ile yine uğraşmamış Konami, kutluyorum buradan! Hadi uğraşmadın, oyuncu isimleri biraz daha benzeseydi de maç yaparken bu kim ki diye düşünmeseydik. Master ligde lig ayarlamak yine zor, ligde oynayacak takımları belirlerken yine her detayı yapmak zorunda bırakıyor oyun bizi.
- Ülkemizde son 1 yılda kaybettiğimiz asker sayısı ABD’nin Irak’ta kaybettiği asker sayısından fazla,
Yok Google Chrome betasını yayınladı sonra sustu, devamı gelmeyecek mi diye merak eden varsa işte cevabı. Dev Channel‘a girin, Chrome’nin en güncel, betanın da betası versiyonunu düzenli olarak her hafta edinin.
Nasıl olsa tüm blogger ve blogspot engellendiği için otosansür uygulamadan yazacağım DigiTürk hakkındaki düşüncelerimi.
1) Digitürk ile ilk defa öğrencilik yıllarımda tanıştım. apartmanın ortak anteni olmadığı ve kablo tv hattı da bulunmadığı için ayda 15 ytl”ye digitürk bize mantıklı geldi. Aldık, almaz olaydık.
İlk ay sorunsuz geçti, ardından bir anda yayınımız kesildi. Müşteri hizmetlerini aradık, kaçak maç izlettirdiğimizi söylediler. Müşteri hizmetler ile yapılan sayısız görüşmeden sonuç çıkmadı. Müşteri hizmetleri görevlisi ne bir üst makamla görüştürdü beni ne de kendisi çözüm için bir adım attı. Tek dediği yetkilerinin kısıtlılığıydı. Digitürkün avukatına gittik ve durumu anlattım. Avukat bana böyle bir tespit yapmadıklarını, zira bu tespitlerin kendisi aracılığıyla yapıldığını söyledi. Bu konuşmaya rağmen DigiTürk eğer yayın almaya devam etmek istiyorsak ceza ödememiz gerektiğini söyledi. Siktirin la dedik, decoderlerini başlarına çaldık.
2) Yaklaşık iki ay önce DigiTürk abonesi olmayan bir tanıdığımın kredi kartından DigiTürk abonelik ücreti kesilmeye başlandı. DigiTürk durumu kayıtlarımızı inceleyim demek suretiyle lastik gibi uzattı. O sırada bir fatura daha kesti. Bu soygunu banka aracılı ile düzeltebildi.
3) Digitürk en sonunda sınır tanımadığı gösterdi. Kendi yayınlarını kaçak gösteren blog sitelerini yayınladığı için bütün blogger ve blogspotu engelleterek hepimizi mağdur etti.
İstese o blog adresini veya adreslerini engeletebilirdi. Fakat yeniden açılmasını da engellemek istediğinden bütün blogspotu engelletti. Bunun 1 adım sonrası wordpresstir, blogcudur, bloggumdur, azbuzdur. Zira digitürk’ün zihniyeti budur.
İnadına almayacağım DigiTürk ve alanı da durduracağım. Düzeltsin bakalım imajını DigiTürk.
Anayasso
Gara dağlar gar altında galanda
Ben gülmezem
Dil bilmezem
Şavatadan Hakkari’ye yol bilmezem
Gurban olam, çaresi ne, hoooyyy babooov
Bebek yaniir, Bebek hasda, Bebek ataş içinde
Ben fakiro
Ben hakiro
Dohdor, ilaç, çarşı bazar; tam takiro
Gurban olam, bu ne işdir, hoooyyy babooov?
Çonçiş ağliir, çonçiş öliir, geçüt vermiy zap suyi
Parasizo
Çaresizo
Ben halsizo, ben dilsizo, şeher uzah yolsizo
Bu ne haldir, bu ne işdir, hoooyyy babooov?
Gara dağda gar aldında ufağ ufağ mezerler
Yeddi ceset hetim hetim zap suyinde yüzerler
Hökümata arzeylesem azarlar
Ben ketumo
Ben hetimo
Ben ne biçim votandaşşam, hoooyyy babooov?
Şavata’dan angara’ya ses getmiir
Biz getmeğe guvvatımız heç yetmiir
Malımız yoh
Yolumuz yoh
Angara’ya ses verecek dilimiz yoh
Ganadımız,golumuz yoh
Bu ne biçim memlekettir, hoooyyy babooov?
Yerin yurdun adresesin bilmirem
Angara’da anayasso
Ellerinden öpiy hasso
Yap bize de iltimasso
Bu işin mümkini yoh mi, hoooyyy babooov?
Şemsi Belli
c:/windows/system32/drivers/etc diinindeki “hosts” dosyasına sağ klik yaparak salt okunur olma özelliğini kaldırıyoruz. Ardından engelli sitelerin ip nolarını ve site adreslerini oradaki satırlara ekliyoruz. Kaydedip Çıkıyoruz. Bu kadar.
Bugün öğleden sonra ortaya çıkan hadisedir, artık anlamakta güçlük çekilmemekte, sadece umursanmamaktadır. Bazı adresler halen çalışmakla birlikte çoğu bloga ve blogspot ana sitesine ulaşılmıyor.
Altında mahkeme kararı bulunmadığından dolayı uygulamanın mahkeme kararından ziyade Türk Telekomun tasarrufu olma ihtimali daha kuvvetli. Zaten aslında kapamaların çoğunu Türk Telekom yapıyor başvuru üzerine.
İnsanların en özgür oldukları yer internete ve onun da en formatsız, en rahat bölgesi olan bloglara neden dadanılır, neden korkulur?
Sözlüklerde yazdığım bazı yazıları “hakaret kapsamına girebilir” tarzı sebeplerle silen yöneticilere kızıyordum. Artık kızmıyorum. Üstlerinde demoklesin kılıcı sallanıyor.
Evet hakimlere de lafım var. Yasa emrediyor kapatıyıyorlar çoğu durumda aslında geçerli bir açıklama değil, olay hakimin yorumunda bitiyor çoğu zaman, fakat genel zihniyet yasakçı olduğu için çıkan kararlar genel olarak yasaklama yönünde oluyor.
Ülkeden nefret ettiriyorlar, her yerden bir kuşatılmışlık duygusu vuruyor. İnternet yasak, gazetelere sansür, dergilere kapatma, muhalefete cop, işkence bazen ölüm, kıyafete sınır…
İnsanların kendilerini ifade etmelerini sağlayan bütün kanallar bir bir kapatılıyor. İnsan kendine yabancılaşıyor, zaten amaç da bu herhalde. Sessiz, konuşmayan, kendini ifade etmeyen huzurlu bir toplum yaratmak.
Sorun ne anayasa ne de hükümet. Sorun asker-millet zihniyetinde. Sen önemli değilsin, senin varlığın, kişiliğin, duyguların, düşüncelerin, heyecanların, malların senden daha büyük bir varlığa her an kurban edilebilir. Ağzını bile açamazsın. Açarsan zaten vatan hainisin.
Dışardayken insan burayı özlüyor, herhalde sebebi bu yoğun kuşatılmışlığa karşı duyulan sinirdir, öfke baldan tatlı geliyor. Türkiye’de iken de dışarıdaki ferahlığı özlüyor. Türkiye’de yaşayan hiçbir türlü iflah olamıyor. Stockholm değil, Türkiye sendromu bu.
Burası barış istemenin vatan hainliği sayıldığı bir ülke, zira barış zamanı asker-millet özgür halka dönüşüverecek, bazı ayrıcalıklar gidecek.
Her haltı yiyorlar işte bu ayrıcalıkları korumak için. O duvara atılabilecek en ufak çakıla misli ile karşılık veriyorlar. Göstericileri gözaltına alıyorlar, barış isteyenleri vatan haini ilan ediyorlar, interneti yasaklıyorlar.